Bu proje Tübitak 4007 kodlu projeler çağrısıyla desteklenmektedir.

0 538 029 29 79
Louis Pasteur

LOUIS PASTEUR KİMDİR?

↝ Louis Pasteur, 1822 yılında Fransa’nın Dole kasabasında dünyaya geldi. Geçimini dericilikle sağlayan Pasteur ailesi yoksuldu, ama çocuklarının eğitimi için her türlü sıkıntıyı göze almıştı.

↝Louis daha küçük yaşlarında güçlükleri göğüslemede sergilediği direnç ve istenç gücüyle dikkatleri çekiyor, coşkuyla başladığı okul öğreniminde kendisiyle birlikte kardeşlerinin de başarılı olması için uğraş veriyordu.

↝Gerçi okulda pek parlak bir öğrenci değildi; dahası, ilk gençlik yıllarında ilerde büyük bilim adamı olacağını gösteren bir belirti de yoktu ortada. Tam tersine, Louis'in en belirgin merakı portre çizmekti.

↝ Louis 19 yaşına geldiğinde sanatı bırakıp, bilime yöneldi. Başlangıçta öğretmenlerinin yönlendirmesiyle öğretmen olmaya karar verdi. Ne var ki, öğrenimini tamamladığında tüm ilgi ve coşkusunun bilimsel araştırmaya yönelik olduğunu fark etti. Öğrencisinin özgün düşünme ve kavrayış gücünü sezen kimya profesörü onu, basit araçlarla yeni kurduğu laboratuvarına araştırma asistanı olarak aldı. Bu, genç bilim adamının hayal bile edemediği bir fırsattı.

↝ Kristaller üzerindeki ilk çalışmaları onu bir tür büyülemişti. Pasteur hemen çalışmaya koyuldu, ilk aşamada tartarik asit kristalleri üzerindeki optik deneylerini yoğunlaştırdı. Çok geçmeden bilim çevrelerinin dikkatini çeken buluşları, kimi tanınmış bilim adamlarının teşvikiyle  Fransız Bilimler Akademisi’ne sunuldu.

↝ Pasteur bilim dünyasınca tanınma yolundayken,  Eğitim Bakanlığı onu bir ortaokula öğretmen olarak atamakta ısrarcıydı. Akademinin ve kimi bilim adamlarının giderek artan baskısına daha fazla karşı koyamayan Bakanlık bir yıl sonra Pasteur'ün üniversiteye yardımcı profesör olarak dönmesine izin verir. Pasteur'ün bir özelliği de kararlı olması, duraksamalarla vakit öldürmemesiydi.

↝ Üniversiteye gelişinin daha ilk haftasında üniversitenin rektörüne kızıyla evlenmek istediğini bildirdi. İstek olumlu karşılandı. Pasteur yaşamı boyunca tüm bilimsel çalışmalarında kendisine destek veren, tutku ve sorunlarını paylaşan Marie Laurent'le 1849'da yaşamını birleştirdi.

↝ Bayan Pasteur gerçekten özveri ve sevgi bağlılığıyla olağan üstü bir eşti. Pasteurler  üç çocuğunu çeşitli hastalıklar nedeniyle yitirdi. Geriye kalan oğulları ise savaşta Almanlara esir düştü. Pasteur bilimsel çalışmalarını bir yana iterek eşiyle birlikte oğlunun dönüşünü bekledi. Sonunda bulunduğunda oğlan bitkin ve ağır yaralı olarak geldi. Pasteur Almanları hiç bir zaman bağışlamadı; öyle ki, yıllar sonra bilimsel başarıları için Alman hükümetinin önerdiği madalyayı kabul etmedi.

↝Pasteur'ün yaşamımızı bugün de etkileyen buluşlarından biri fermentasyon (mayalanma) olgusuna ilişkindir. "Fermentasyon " terimi, kimi maddelerde oluşan bir değişiklik sürecini dile getirmektedir. Örneğin, sütün şekeri laktik aside dönüştüğünde süt ekşir. Yumurta ve et türünden maddeler de fermentasyonla bozularak yenmez hale gelebilir.

↝ Üretimi fermentasyona dayanan bazı ürünlerde yaşanan sorunu ilk kez Pasteur bilimsel olarak incelemeye koydu, sonunda ulaştığı açıklama (fermentasyonun mikrop teorisi) geçerliğini bugün de korumaktadır. Buna göre, doğada organik maddelerdeki hemen tüm değişiklikler gözle görülemeyen birtakım küçük canlılar tarafından oluşturulmaktadır. Pasteur bu mikroorganizmaların ısıyla kontrol altına alınabileceğini göstererek üretimi sağlam bir yöntemle güvenilir kılmakla kalmadı, "pastörizasyon" dediğimiz işlemle modern süt endüstrisine de yol açtı.

↝ Canlılar üzerindeki incelemeleri ise onu fermentasyonu açıklayan mikrop teorisine ulaştırmıştı. Doğruluğundan artık kimsenin kuşku duymadığı bu teori başlangıçta tepkiyle karşılanmıştı.

↝"Spontane üreme" diye bilinen yerleşik görüşe göre kurtçuk,tırtıl,tenya,sinek,fare vb. yaratıklar elverişli koşullarda kendiliğinden oluşmaktaydı. Mikrop teorisinin özellikle bulaşıcı hastalıkların denetim altına alınması yolunda yeni araştırmalara yol açması kaçınılmazdı. Pasteur çok geçmeden şarbonun yanı sıra kangren, kan zehirlemesi,loğusa humması vb. hastalıklar üzerinde de araştırmaların yoğunlaştırdı.

↝ Onun çarpıcı bir başarısı da kuduza karşı oluşturduğu aşıdır. Kuduz özellikle köpeklerin taşıdığı ölümcül bir hastalıktır. Pasteur'e gelinceye dek kuduza karşı bilinen tek çare ışınları yerin kızgın bir demirle derinlemesine dağlanmasıydı.

↝ Pasteur hayvanlar üzerinde denediği ama insanlara henüz uygulamadığı aşısıyla dokuz yaşındaki bir çocuğun yaşamını kurtardı. Azgın bir köpeğin on dört yerinden ısırdığı çocuğa kızgın demir uygulaması yapılamazdı. Umutsuz annenin çırpınışına dayanamayan Pasteur aşısını ilk kez bu çocukta denemekten kendini alamadı. Sonuç, çocuk için kurtuluş, gelecek kuşaklar için bir müjde oldu

↝Büyük bilim adamı ölümünden önce yaşam felsefesini şöyle özetlemişti: Hiç kuşkum yok ki, bilim ve barış cehalet ve savaşı yok edecektir. Ulusların yıkmak, yok etmek için değil, yaşamı yüceltmek için birleşeceğine, geleceğimizi bu yolda, uğraş verenlere borçlu olacağımıza inanıyorum.